“BELEDİYEYİ YÖNETMEK ZOR DEĞİL”

“BELEDİYEYİ YÖNETMEK ZOR DEĞİL”

Basın mensuplarıyla bir araya gelen Halkların Demokratik Partisi Bingöl Belediye Eşbaşkan Adayı Hişyar Özsoy, “Belediye demek, ayrılan bütçenin bu sıkıntıların giderilmesi için halk adına, halkın lehine kullanmak demektir. Çok karmaşık bir iş değil. Bazen diyorlar, belediyeyi yönetmek çok zordur diye. Zor değil, işte Bingöl’de 120 milyonluk bir bütçe var, bunun bir kısmı temel giderlere gider, geri kalanını nasıl kullandığınız önemli.

“BELEDİYEYİ YÖNETMEK ZOR DEĞİL”
“BELEDİYEYİ YÖNETMEK ZOR DEĞİL” Admin
Bu içerik 1005 kez okundu.

 

 

Halkların Demokratik Partisi (HDP) Bingöl Belediyesi Eş Başkan Adayları Hişyar Özsoy ve Hatice Kavran, basın mensupları ile bir araya geldi.

Türkiye’de muhalif bir parti olmanın zorluklarına dikkat çeken Hişyar Özsoy, “Muhalif bir parti olmak Türkiye’de gerçekten zor. Muhalefette, pratik anlamda hizmet yapma konusunda bir şansınız yok. Ne yapıyoruz? Bir takım soru önergeleriyle, konuşmalarla iktidarın burada yapmadıklarını, yapamadıklarını gündeme getirip onlara iş yaptırmaya çalışıyoruz. Fakat yerelde iktidar olduğunuz zaman ertesi gün iş yapmak, hizmet üretmek durumundasınız. Bu çok farklı bir durum yani siyaseten yerel yönetimler, somut hizmet üretebileceğiniz alanlar. O açıdan benim için heyecan verici.

Uzun zamandır Bingöl’de muhalefet partisi olarak çalışıyoruz ve uzun zamandır Bingöl’de yerel yönetimlerde yokuz. Dolayısıyla pratik anlamda, halka hizmet sunabilme imkanımız çok söz konusu değil. İnşallah bu defa halk rıza gösterirse, bizi de seçerse ve belediyeyi alırsak, halka layıkıyla yerel hizmet üretmeyi istiyoruz.” dedi.

“YARIN ÇALIŞMA ARKADAŞLARIMIZLA BİR ARAYA GELECEĞİZ”

Bingöl Belediyesi çalışanlarını ziyaret edeceklerini aktaran Özsoy, “Biz Bingöl Belediyesini kazanmaya ve yönetmeye geldik. İlk ziyaretimizi de Bingöl Belediyesi’ne yapacağız. Gidip orada çalışanlarla yani bir ay sonraki çalışma arkadaşlarımızla tanışmaya gideceğiz.” ifadelerini kullandı.

“BELEDİYEYİ YÖNETMEK ZOR DİYORLAR. HAYIR ZOR DEĞİL”

Belediye yönetmenin çok da zor olmadığını, belli olan bütçenin idaresiyle işlerin yürütülebileceğini vurgulayan Özsoy, “Bu kentte milletvekilliği de yaptım. Bu kenti yakından biliyorum ama belediye üzerinden düşünmek biraz daha farklıdır. Biz çalışmalarımızı şuan yürütüyoruz. Bingöl’ün temel sıkıntıları nedir onları tespit ediyoruz.

Belediye demek, ayrılan bütçenin bu sıkıntıların giderilmesi için halk adına, halkın lehine kullanmak demektir. Çok karmaşık bir iş değil. Bazen diyorlar, belediyeyi yönetmek çok zordur diye. Zor değil, işte Bingöl’de 120 milyonluk bir bütçe var, bunun bir kısmı temel giderlere gider, geri kalanını nasıl kullandığınız önemli. Biz baştan şunun sözünü veriyoruz; temel giderlerden sonra kalan bütçeyi, Bingöl halkının çıkarlarına kullanacağız ve bu çıkarları belirlerken de halkla istişare halinde olacağız. Bizim katılımcı bütçe dediğimiz bir yöntem var. Yani Bingöl’ün sivil toplum örgütleridir, kanaat önderleridir, mahallelerdir. Mesela Bingöl’ün her kış bu kar rezaletini gördükten sonra oturup fantastik mega projeler yapacak halimiz yok, bu sorunu çözmek için kar makineleri alacağız. Bu bir ihtiyaçtır. Yani Bingöl’ün ihtiyacı ne ise bütçeyi oraya aktaracağız. Kaldırımları geziyorsunuz. Vücudu sağlam olan, engelli olmayan bir insan olarak yürürken ben zorlanıyorum. Bugüne kadar belediyeyi yönetenlerin bu yönde bir kaygılarının olduğunu da çok fazla görmedik. Sözümüz olsun, şehrin başından sonuna kadar bir engellinin, görme engelli olabilir, yürüme engelli olabilir, bu arkadaşların ihtiyaçlarına göre nasıl düzenleriz konusunda çalışma yürüteceğiz. Bunu da kendi kafamıza göre değil, engelli derneklerimizle birlikte yapacağız. Çok basit bir takım düzenlemelerle, küçük bütçeyle hayatlarını çok daha kolaylaştırabiliyorsunuz. Ama maalesef Bingöl’e gelen kaynaklar, Bingöl’ün çok temel ihtiyacının olmadığı bir takım alanlara gidiyor.” Dedi.

“İMAR PLANI BİR KENTİN NAMUSU DEMEKTİR”

Yapılan imar planlarına, imar planı yapanların uymadığını söyleyen Özsoy, “İmar konusuna bakıyoruz mesela, 2016 yılında bir imar planı yapılmış. İmar planı şu demek, imar planı bir kentin imar namusu demek. Çünkü bu kent deprem kuşağında olan bir kenttir. 16 yıl önce biz burada deprem yaşadık, insanlar öldü. İmar planı yapıyorsunuz, sonra kendiniz uymuyorsunuz imar planına. Sürekli bir takım çevrelere rant devşirmek için dönüştürülüyor. Bir rant var, belediyeyi yönetmek, Bingöl halkının geneline sunma meselesidir. Elinizde bir bütçe var, küçük bir bütçe. Bingöl’ün ihtiyaçlarını da karşılayabilecek bir bütçe değil, kendi bütçesinin 1.5 katı borcu var Bingöl Belediyesi’nin. Dolayısıyla kredi alma fizibilitesi de çok düşük. Dolayısıyla bütçeyi Bingöl’ün en acil ihtiyaçlarını karşılayacak şekilde harcayacağız. Yani müteahhitler para kazansın, etraftaki 3-5 insan cebine birkaç milyon para koysun üzerinden kesinlikle o paraları harcatmayacağız. Halkımızla, sivil toplum kuruluşlarımızla, engelli arkadaşlarımızla, mahallelilerimiz gelecek, bütün sorunların bir envanterini çıkaracağız, bunlar içerisinde en acil olanları hangileri ise onları çözmeye çalışacağız” dedi.

“2020’DE İKİNCİ BİR SEÇİME GİDEBİLİRİZ”

Ülkenin normalleşme sürecine girmemesi durumunda 2020’de yeni bir seçime gidilebileceğini ifade eden Özsoy, “Kayyum atanır diye tartışmalar söz konusu. İnsanlar haklı olarak kaygılı. Bir defa olur ama ikincisi artık komedi olur. Ne ekonomi ne de uluslar arası dengeler buna müsaade etmiyor çünkü Türkiye’nin biraz normalleşmeye ihtiyacı var. Fırsat bu fırsat, belki bu belediye seçimleriyle bölgede biraz normalleşme olur, halkın iradesi yine bu belediyelere yansır. Ama yok ben illaki normalleştirmeyeceğim derlerse, sizi temin ediyorum 2019’da belediye seçimleri yapacağız, 2020 yılında da ikinci bir seçime gideceğiz ve Erdoğan tepe taklak aşağı gidecek. Bu ülkenin normalleşmeye ihtiyacı var, şuan temel beklenti budur. Bizim belediyeleri yerelde almamız demek, aslında iktidar bunu hazmedebilirse bu normalleşmeye hizmet eder. Siyaseten de normalleşmeye hizmet eder. Kaynaklar Cumhurbaşkanlığının kalemine bırakılmış durumda. Cumhurbaşkanı, şu belediye bende, bu belediye bende değil der, halkın bütçesini kısma gibi bir eğilime girerse halktan da çok ciddi bir tepki alır” ifadelerini kullandı.

“MİLLETİN MEMLEKETİNDE 9 AY KAR VAR 1 GÜN YOLLAR KAPANMIYOR”

İsveç’ten 5 tane kar makinesi alabileceklerini söyleyen Özsoy, “Diyarbakır belediyesinde uluslararası kredi kuruluşlarından ciddi hibeler aldık. İçme suyu kredi ve hibelerle yapılmıştı. Dış destek bulmak konusunda benim şahsi deneyimim var. Haliyle şuanda dış ilişkilerden sorumluyum, düzenli olarak görüştüğümüz çevreler var. Merkezi hükümet yeter ki bize sıkıntı çıkarmasın, paraların bulunması, burada yatırıma dönüşmesi bulunabilir bütçeler. Özellikle hibeler oluyor. Yüzde 20’sini belediye karşılıyor, yüzde 80’i hibe olarak geliyor. Bizim şuanda diyalogda olduğumuz yüzlerce güçlü belediye var. Yani zor bir şey değildir, İsveç’te yakın çalıştığımız bir belediyeyle görüşüp kardeş belediyecilik temelinde 5 tane kar makinesi alabiliriz. Milletin memleketinde 9 ay kar var, bir gün yolları kapanmıyor. Ben çok ciddi bir sıkıntı olabileceğini düşünmüyorum, yeter ki bu devleti yöneten kesimler halkın iradesine saygı göstersinler, diğer belediyelere nasıl yaklaşıyorlarsa bize de öyle yaklaşsınlar. Çok fazla bir şey beklemiyoruz. Ama uluslararası kurumlardan belediyelere ayrılan ciddi ödenekler var, onlardan kaynak bulabiliriz.

Sadece sıkıntı şudur; Birçok AKP belediyesinin proje ekibi yok. Sen bir projeni ortaya koyuyorsun, başvuruda bulunuyorsun. Proje yazmak da maharet istiyor. Bir örnek vereyim; 2004 yılında Osman Baydemir Büyükşehir Belediyesini almıştı, 2005 yılında biz kendisiyle çalışmaya başladık. O dönem 24 milyon Euro’luk bir hibe kazandık. Bir proje için şimdiki Bingöl’ün bütçesinde daha fazla bir hibe bulduk. Bize dediler ki, siz bunu yapamazsınız, ancak Antep, Urfa ve Erzurum da bu işin içine dahil olursa Devlet Planlama Teşkilatı olarak onaylarız dediler. Bu tür projeleri yatırım programına dahil etmeleri gerekiyor. Biz kendi ekiplerimizi Antep’e, Urfa’ya ve Erzurum’a gönderdik, onlara projeler yaptırdık, kaynağı parçalara böldük o şekilde başvurduk ve bu belediyeler bu kaynak nasıl geldi bile bilmiyorlardı. Bu bir vizyon meselesi. Halkımız kendine güvensin, bize güvensin bütçe bulma konusunda elimizden geleni yapacağız. Ben inanıyorum ki; Bingöl Belediyesini şuan içinde bulunduğu bütçe durumundan çok daha iyi duruma getireceğiz. Bulabileceğimiz kaynakların ne olacağını görebiliyorum yeter ki, taş koymasınlar, merkez bürokrasisi, bu kredilerin ve hibelerin önünü kesmesin” diye konuştu.

“ÜNİVERSİTEDEN BAŞLAYIP, YENİ KÖPRÜDEN HACI HIDIR CAMİİNE KADAR RAYLI SİSTEM YAPILABİLİR”

Bingöl’de trafiğin çekilmez bir hal aldığını söyleyen Özsoy, “Bingöl’de araç park yeri bulma konusunda ciddi bir sıkıntı var. Bingöl’e bir kent vizyonu ile kimse yaklaşmamış. Bu kent, 20 sene sonrası düşünülerek planlanmamış. Dün arkadaşlarla konuşurken, üniversitenin yanından başlayıp yeni yapılan köprüden Hacı Hıdır Camisi’ne kadar, çifte fırınların yanına kadar hafif raylı bir sistem olabilir dedim. Çünkü bu kent büyüyecek, çok zor bir şey değildir. Hafif raylı sistemdir, metro falan yapmıyorsunuz fakat sordum köprüyü yaparken o kadarını düşünmemişler. Köprüyü yaparken, biraz geniş tut, yarın kullanabileceğin alan oluştur. Çok basit bir şekilde hiç de pahalı olmayan bir durumdur, hafif raylı bir sistemle kenti bir birine bağlayabilirsin. Bu para meselesi değildir, bütçe meselesi değildir, bu bir anlayış ve vizyon meselesidir. Bir kenti planlarken, 20-30-50 yıl sonrasını düşünme meselesidir. Adamlar, Avrupa’da 1900’lü yıllarda kentler yapmışlar, öyle bir hesap yapmışlar ki, bu kentte 50 yıl sonra, 100 yıl sonrasının hesabını yapıp projeksiyonlarla bir kente karakter vermeye çalışmışlar. O konuda da farklı bir vizyon uygulama sözü veriyoruz. Yani kentin sorunlarını uzun vadeli düşünüp çözmek istiyoruz. Öyle günü birlik iki reklam olsun diye Kültür Mahallesinde olduğu gibi çukur kazıp içine de biraz beton atıp temel atmak gibi değil. Zaman içerisinde çözülebilecek sorunlar var, vizyonlu bir şekilde meselelerin üzerine gideceğiz” diye konuştu.

HDP Bingöl Belediyesi Eş Belediye Başkan Adayı Hatice Kavran ise,

Kayyum atanmadan önce bizim 116 belediyenin 113’ünde eş başkanlık sistemi vardı. Kayyum atandı ama bizim politikalarımız bu şekilde devam ediyor. Yani kadın toplumun dışında bir yerde değil. Kadınlar toplumun yarısını oluşturuyorlar. Toplumun bir yarısını dışarıda bırakıp sadece bir yarısının iradesini hakim kılmak haksızlık olur. Mesela Bingöl’de sadece kadınlar gidebileceği mekanlar yok. Dışarıdan gelmiş bir kadının burada dinlenebileceği, çocuğunu rahatça emzirebileceği alanlar yok. Biz bu alanları oluşturacağız. Yönetimin bir tarafı erkek, bir tarafı kadın olunca başarı kaçınılmaz olur. Bir hastalığı önce teşhis etmezsen tedaviyi uygulayamazsın. Bingöl için, öncelikle Bingöl’ün sorunlarını tespit edeceğiz, ona göre projeler üreteceğiz. Bingöl’e hizmet için aday olduk, halkımız da bize görev verirse, Bingöl’ü hak ettiği yere getireceğiz” dedi.

Mersin Bayan Escort  
Mersin Bayan Escort  
Kayseri Bayan Escort  
Eskişehir bayan escort

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Turizm ve Rekreasyon Dergisinin İlk Sayısı Çıktı
Turizm ve Rekreasyon Dergisinin İlk Sayısı Çıktı
Vali Ekinci Kermes’e Katıldı
Vali Ekinci Kermes’e Katıldı

alsancak escort buca escort bornova escort izmir rus escort izmir escort antalya escort escort antalya escort izmir izmir escort bayanlar antalya rus escort antalya escort bayanlar acıpayam escort babadağ escort baklan escort bekilli escort bozkurt escort buldan escort denizli escort honaz escort kale escort merkezefendi escort pamukkale escort serinhisar escort tavas escort denizli escort bayan hatay escort iskenderun escort