“68 çocuktan 1’i otizmli”

Bingöl Kadın Doğum ve Çocuk Hastalıkları Hastanesi Çocuk ve Ergen Psikiyatrisi Uzmanı Dr. Mehmet Şahin, her 68 çocuktan 1’inin otizmli olduğunu ifade etti.

“68 çocuktan 1’i otizmli”
“68 çocuktan 1’i otizmli”
Bu içerik 249 kez okundu.

Bingöl Kadın Doğum ve Çocuk Hastalıkları Hastanesi Çocuk ve Ergen Psikiyatrisi Uzmanı Dr. Şahin, otizm hakkında yanlış bilinenleri ve ailelerce bilinmesi gerekenler konusunda açıklamada bulundu.

Otizmin zekâ geriliği olmadığını ifade eden Şahin, “Günümüzde her 68 çocuktan biri otizm tanısıyla karşılaşmaktadır. Otizm, bir beyin hastalığıdır. Otizm bir “zihinsel engel ya da zekâ geriliği” değildir. Otizm, kabaca “ sosyal iletişim ve etkileşim bozukluğu” dur. Ancak bazı hastalarda hem zekâ geriliği hem de otizm hastalığı beraber görülebilir. Hem kızlarda hem erkeklerde görülebilen ancak erkek çocuklarında biraz daha sık görülen bir hastalıktır.

Otizm belirtileri her otizm hastasında farklılık gösterebilir. Bu yüzden otizm tek bir hastalık değildir, otizm spektrum bozukluğu (OSB)  dediğimiz daha geniş bir şemsiyenin altında toplanan belirtiler kümesidir. Hafif, orta ve ağır şiddette hastalık kendisini gösterebileceği için özellikle de hafif şiddetli vakalar gözden kaçabilir. Bu yüzden sosyal iletişim ve etkileşimin varlığı-yokluğundan ziyade kalitesi de önemli bir göstergedir” dedi.

Otizm tanısının çocuk psikiyatrisi alanında uzman doktorlar tarafından klinik öykü, muayene, izlem ve hekimin gerektiğinde kullandığı tetkiklerle konulacağını söyleyen Şahin, “Otizm genellikle 3 yaşından önce teşhis edilmesine rağmen, bazı belirtiler daha erken yaşlarda hatta  6-12 aylıkken bile ortaya çıkabilmektedir. Ailenin otizm belirtileri hakkında bilgi sahibi olması ve belirtileri fark etmesi erken tanı konulma ihtimali artırır.  Bazı otizm vakalarında kazanılan beceriler (konuşma, tuvalet alışkanlığı gibi) sonradan kaybedilebilir. Aileler genellikle “Neredeyse cümle kuracak diye beklerken bildiği kelimeleri de söylemez oldu, unuttu” diye anlatabilirler. Yani gerileme olabilir. Erken tanının son derece önemli olduğu bir rahatsızlıktır. Otizm sebebi hala büyük ölçüde bilinmezliğini korumaktır. Çeşitli genetik ve çevresel faktörler suçlanmıştır, fakat bozukluğun sebebine ilişkin kesin bir neden hala bulunamamıştır. Otizmin çocuk yetiştirme özellikleriyle ya da ailenin ekonomik koşullarıyla hiçbir ilişkisi yoktur. Bu nedenle otizm spektrum bozukluğunu her çeşit toplumda, farklı coğrafyalarda, ırkta ve ailede benzer oranlarda rastlanmaktadır. Otizm hastalığında epilepsi hastalığının sıklığı artar. Otizm hastalığı; down sendromu, frajil x, tuberoskleroz, prader-willi gibi gibi toplumda az görülen hastalıklara daha sık eşlik eder” diye konuştu.

Hangi durumlara dikkat etmeli ve Aileler otizmden şüphelenip hekime başvurmalıdır?

Otizmin anlaşılması için dikkat edilmesi gereken hususları sıralayan Şahin, şöyle devam etti:

“Çocuklarının konuşması geciktiyse (12 aylık olmasına rağmen babıldamıyorsa, 16 aylık olmasına rağmen tek kelimelik konuşması yoksa, 24 aylıkken 2 kelimelik cümle kurmuyorsa)

 Annesinin gülümsemesine karşılık vermiyorsa

Göz teması zayıfsa veya hiç kurmuyorsa,

İlgilendiği bir şeyi ebeveynine göstermiyorsa

12 aylıkken ilgisini çeken bir şeyi parmağı ile işaret etmiyorsa, etse bile sizin de o ilgisini çeken şeyle ilgilenip ilgilenmediğinizi gözüyle kontrol etmiyorsa

Basit jest ve mimikleri kullanmıyorsa (bay bay yapma, öpücük atma, sinirlenince kaş çatma gibi)

Herhangi bir yaşta dil ya da sosyal becerilerinden herhangi birinin kaybı varsa

“Cee eee” tarzı oyunlar oynayamıyorsa

Oyuncaklarla oyun kurmak yerine amaçsız oynuyorsa (sürekli oyuncakları dizme, oynama yerine sürekli açıp kapama, oyuncak arabayı sürmek yerine sürekli alıp tekerini çevirme gibi)

Çocuklarla oynamak yerine kendi başına oyun oynamayı tercih ediyorsa, sanki kendi dünyasında gibiyse

Mahsusçuktan (hayali oyun, …mış gibi oyun) oynamıyorsa

Aynılıkta ısrar ediyorsa, rutinlerine sıkı sıkıya bağlıysa, kısıtlı bir ilgi alanı varsa

Heyecanlanınca ya da sinirlenince kendi etrafında dönme, ellerini çırpma gibi uygun olmayan amaçsız hareketleri varsa

Dış dünyayla iletişim yalnızca ihtiyaçlarını gidermek düzeyindeyse (sizi bir aletmişsiniz gibi tutup ihtiyaçlarına ulaşmak için kullanmak gibi)

Basmakalıp veya tekrarlayıcı aynı hareketleri varsa

Yabancı bir ortamda yalnız başına kaldığında anne babasını aramıyorsa ve/veya dışarıdan geldiklerinde onları karşılamıyorsa

Konuşması varsa bile yalnızca söyleneni tekrarlıyorsa, tonlaması yoksa vurgulamaları yapamıyorsa. Konuşmayı bir iletişim aracı olarak kullanamıyorsa 

Otizmin tedavisi var mıdır? 

Otizmin sebebi net olmadığından, sebebe yönelik bir tedavi yoktur. Ancak otizm hastalarına yönelik devletimizin ücretsiz olarak karşıladığı eğitim programları, ailenin tedaviye uyumu ve erken yaşta müdahale ile belirtiler bazı hastalarda neredeyse tamamen kaybolmaktadır. Otizm bozukluğunun öncelikli tedavisi eğitim ve erken tanıdır. Otizm bozukluğunun belirtilerini düzeltecek bir ilaç tedavisi yoktur. Ancak özellikle otizm hastalarında, daha sık görülen davranış sorunları ve diğer eşlik eden psikiyatrik hastalıkların tedavisi için ilaçlar kullanılmaktadır.

Otizmin seyri nasıldır?

 Otizm hastalığında belirtilerin şiddetine göre, belirtilerin sıklığına göre, belirtilerin çeşitlerine göre, tanı yaşına göre, eğitime başladığı zamana göre, eşlik eden zihinsel engeli olup olmamasına göre, eşlik eden başka psikiyatrik hastalığı olup olmamasına göre, eşlik eden fiziksel hastalığı olup olmamasına göre, aile desteğinin yeterli olup olmamasına göre, gerekli tedaviyi alıp almamasına göre gidişat değişiklik gösterir. Bazı vakalarda uygun şartlar sağlandığında neredeyse tama yakın düzelme sağlayabildiğimizi unutmamalıyız.

 

OTİZMLE İLGİLİ YANLIŞ BİLİNENLER 

YANLIŞ: Aşılar otizm yapar! 

DOĞRUSU: Aşılar kesinlikle otizm yapmaz. (Kızamık Kabakulak Kızamıkçık (MMR) aşısının otizme yol açtığına dair yanlış bilgi ve inanç, 1998’de yayınlanmış ve daha sonra yayından geri çekilmek zorunda kalınmış, sadece 12 çocukla yapılan, yöntemi hatalı bir çalışmadan kaynaklanmıştır. Yapılan çalışmaların analizinde, çalışmalarda yer alan 1 milyon 256 bin 407 (1.256.407) çocukta kızamık-kabakulak-kızamıkçık aşısının, aşılarda koruyucu olarak kullanılan thiomersalin otizmin ortaya çıkmasında etkisi olmadığı açıkça ortaya konmuştur. Kardeşinde otizm olan, yani otizm açısından daha riskli olan çocuklarla yapılan yaklaşık 100.000 çocuğun yer aldığı bir çalışmada, aşı olan çocuklarda kardeşlerinde otizm olsa bile otizm riskini artırmadığı gösterilmiştir.

YANLIŞ: Erkek çocuğudur geç konuşur! 

DOĞRUSU: Bütün çocuklar 1 yaş civarında tek kelimelerle konuşmaya başlar, ancak izole konuşma gecikmesi, işitme engeli, yarık damak, zihinsel engellilik, ilgi azlığı gibi durumlarda da geç konuşma olabilir. Ayırıcı tanı için mutlaka çocuk psikiyatri hekimine başvurulmalıdır. Otizm erkek çocuklarında daha sık görüldüğü için bu daha da önemlidir.

YANLIŞ: Kıskandığı için geriledi, konuşmayı unuttu! 

DOĞRUSU: Bununla ilişkili bilimsel bir gerçek yoktur. Kazanılan yeteneklerin geriye gitmesi ciddi beyin hastalıklarının bir göstergesi olabilir. Bazen travmatik olaylardan sonra da geriye gitmeler olabilir. Otizm hastalığının bir belirtisi olarak da karşımıza çıkabilir.

YANLIŞ: Benim çocuğum yeterince zeki, otizm olamaz! 

DOĞRUSU: Otizm bir zekâ geriliği değildir. Otizm hastalarının önemli bir kısmının zekâsı normal, hatta bazılarının zekâ seviyeleri normalden daha da iyidir.

YANLIŞ: Konuşması var, göz teması var. Otizm olamaz! 

DOĞRUSU: Konuşma, göz teması gibi sosyal iletişim ve etkileşim becerilerinin varlığı-yokluğu önemli olduğu kadar bunların kalitesi de önemlidir. Sosyalliğinde sorun hissedilen çocukların mutlaka bir çocuk psikiyatri uzmanı kontrolünden geçmesi gereklidir. Anne-babaya göre konuşması ve göz teması olup otizm hastalığı olabilir.” 

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
BİNTSO üyelerine Hukuk Danışmanlığı hizmeti verilecek
BİNTSO üyelerine Hukuk Danışmanlığı hizmeti verilecek
Bingöl'de terör operasyonu
Bingöl'de terör operasyonu